İstiklal Masaj Salonu Hizmetleri masör ece
İstiklal Masaj Salonu
İstiklal Masaj Salonu. “aslında, işten çıkarılmam için lüzumlu evrak hâlâ imzalanmamış bir halde güvenlik Müdürü’nün İstiklal Masaj Salonu masasında olduğuna bakılırsa ve minimum üç hafta daha orada imzalanmayı bekleyeceklerine nazaran ayrıca ben de işe gelmeliyim diye düşündüm. Ne dersin, şef?” Harry kendine Jenny’nin kahve sürahisinden bir fincan kahve koydu ve elinde kahve fincanıyla Møller’in odasında turlamaya başladı. “ama bu Camilla Loen soruşturmasına bakacağım anlamına gelmiyor.”
Bjarne Møller şöyle bir döndü ve Harry’nin yüzüne uzun uzun baktı. Aynı şey daha önce de birkaç defa olmuştu. Harry bigün ölümün eşiğine geliyor ve derhal ertesi gün etrafta Lazarus 4 benzer biçimde kızarmış gözlerle dolaşıyordu. Ama gene de her seferinde onu şaşırtmayı beceriyordu. “Eğer kovulmanın bir blöf bulunduğunu düşünüyorsan, Harry, yanılıyorsun.
İstiklal Masaj Salonu
Bu sefer olması gereken olacak. Bu kere kesin. Emirlere daha önce karşı geldiğinde sana karşı yumuşak olunmasını elde eden bendim. Fakat artık sorumluluklarımdan kaçamam.” Bjarne Møller, Harry’nin yüzünde pişmanlık ifadesi görmeyi umdu. Hiç pişman benzer biçimde görünmüyordu. Bu daha iyiydi. “İşler böyle yürüyor, Harry. Yolun sonuna geldin.” Harry yanıt vermedi. “Ha, aklıma gelmişken, tabanca taşıma ruhsatın şu andan itibaren geçersiz. Bu standart bir uygulamadır. Tabanca bölümüne inip üzerinde ne varsa hepsini hemen bugün teslim etmen gerekiyor.”
Harry başını sallayıp söylediklerini onayladı. Başmüfettiş kendisini süzüyordu. Kulaklarının çevreına beklenmedik bir şaplak yiyen yaramaz çocuk ifadesi mi yakalamıştı yüzünde? Møller elini gömleğinin en alt düğmesine doğru götürdü. Harry’yi idrak etmek kolay iş değildi. “Eğer buradaki son birkaç haftanda bize yardımcı olmak istiyorsan, şu demek oluyor ki işe gelmeye niyetin var ise, bunun benim için bir sakıncası yok. Görevden alınmış değilsin ve zaten bizler de ay sonuna kadar maaşını ödemek zorundayız, öyle değil mi?”
“Tamam, ” diye homurdandı Harry ve ayağa kalktı. “Gidip ofisim hâlâ yerinde duruyor mu diye bir bakmak isterim. Eğer herhangi bir şey için yardımıma ihtiyaç duyarsan bana söylemen yeterli, şef.” Bjarne Møller hoşgörüyle gülümsedi. “Evet, olursa sana haber veririm, Harry.” “örneğin şu chow chow davası benzer biçimde, ” dedi Harry arkasından yavaşça kapıyı kapatmadan önce. Harry kapıda durmuş ofisine bakıyordu. Tatilde olduğundan üzeri tamamen boş olan Halvorsen’in masalının tam karşısında onunki duruyordu.
Son yorumlar