İstiklal Masaj Salonu-Beyza Hanım
İstiklal Masaj Salonu-Beyza Hanım
İstiklal Masaj Salonu-Beyza Hanım Sakıncası var mı?” “elbet yok. Nedir getireceğim?” Parmağıyla işaret etti. “Oturma odasında masamın üzerinde ipek kaplı bir kutu var. İçinde de bir anahtar.” Turner kuşkuyla kaşlarını kaldırdı ve Miranda’nın söylediklerini yaptı. “Yeşil kutu mu?” diye odadan seslendi. “Evet.” Yatak odasına döndüğünde elindeki anahtarı kaldırdı, “Buyur.” “İyi. Şimdi yine masama git, en alt çekmecede daha büyük tahta bir kutu bulacaksın.” Turner gene oturma odasına gitti. “Buldum. Aman Tanrım, çok ağır bu. Ne koydun bunun içine? Taş mı?” “Defterlerimi.” “Defterler mi?
Ne kadar kıymetli defterlermiş. Neden kilit altında tutuyorsun?” “Onlar benim günlüklerim.” Turner geri döndüğünde iki eliyle tahta kutuyu taşıyordu. “Günlük mü tutuyordun? Hiç bilmiyordum.” “Bu senin tavsiyendi.” Turner ona döndü. “Değildi.” “Öyleydi. İlk karşılaştığımız gün. Ben sana Fiona Bennet’den ve ne kadar korkunç olduğundan söz etmiştim, sen de bana bir günlük tutmamı söylemiştin.” “Öyle mi?” “Hı hı. Bana o gün tam olarak ne söylemiş olduğini çok iyi hatırlıyorum.
Sana niçin bir gmeşhurk tutmam gerektiğini sormuş oldum sen de dedin ki, Çünkü bigün büyüyüp kendini bulacak ve aslına bakarsanız akıllı olmanla birlikte da güzel olacaksın, işte o süre günlüğüne bakıp Fiona Bennet şeklinde ufak kızların ne kadar aptal bulunduğunu anlayabileceksin. Annenin, senin bacaklarının omuzlarından başladığını söylemiş olduğini hatırlayınca güleceksin. Belki de bugün yaptığımız bu hoş sohbeti hatırlayınca, ufak bir tebessümünü de bana ayıracaksın.” Turner hayranlıkla ona baktı, olanları hatırlamaya başlamıştı. “Ve sen de bana benim için büyük bir gülümsemeni ayıracağını söylemiştin.” Miranda başını salladı. “Söylediklerini sözcük sözcük ezberledim. Onlar, tüm yaşamım süresince duyduğum en güzel sözlerdi.
Tanrım, Miranda. Beni hakikaten seviyorsun değil mi?” Miranda başını salladı. “O günden beri. Şu kutuyu getirsene bana.” Turner kutuyu getirip yatağın üzerine koydu ve anahtarı ona uzattı. Miranda kutuyu açtı ve içinden bir kaç defter çıkardı. Bazıları deri kapaklıydı, bazıları ise çocuksu çiçekli kumaşlarla kaplanmıştı. Miranda en basit olanını seçti, öğrenciliğinde Turner’ın da kullandığı türden küçük bir defter. “İlki buydu, ” dedi Miranda, zarif parmaklarıyla defterin kabını açarken. “Ben hakikaten de seni o günden beri sevdim.
Son yorumlar