İstiklal Mutlu Son Masaj Salonu Leyla
İstiklal Mutlu Son Masaj Salonu
Bir çocuk şeklinde huysuzlandı Fuat, boynunu büktü. Mine mağrur bir şekilde ipleri eline aldı İstiklal Mutlu Son Masaj Salonu
Parmaklarını çarşafın kıvrımları üzerinde dolaştırarak Fuat’ın erkekliğine dokundu. Sanki oyun
oynamak istermiş şeklinde bir hali vardı. Dudaklarını büküp işveli bir ses tonuyla,
“Hımmm, burada ne varmış bakalım?” diyerek hareketlendi.
“Bir problemim var hemşire hanım, tam buramda bir sertlik var. Özellikle de sizi görünce oluyor
bu sertlik. Ölecek miyim?”
“Durun bir bakayım.”
Çarşafı açarak hâlâ sert ve ayakta olan organına dokundu.
“Hımm… Daha yakından incelemem lazım. Bir tadına bakmalıyım.”
“Buyurun hemşire hanım.”
Diliyle önce küçük bir dokunuşta bulunmuş oldu, daha sonrasında kökünden ucuna, baştan sona yaladı ve sonrada
eliyle sıkıca kavrayıp başını emdi birazcık.
“Sizde kronik Abazalık Sendromu var.”
Bunu duyan Fuat derhal güldüğü için oynadıkları oyun birazcık bozuldu. Çok hoşuna gitmişti bu tabir.
“Demek öyle, peki bunun çaresi nedir? Ne yapmam gerekir hemşire hanım?”
“Bu hastalık asla son bulmaz. Sizin her gün sevişmeniz lazım. O süre birazcık yatışırsınız. Günde iki
ölçek benle sevişeceksiniz.”
İstiklal Mutlu Son Masaj Salonu
Ve Fuat’ın organı Mine’nin elinde, öpüştüler. Fuat artık iyice sabırsızlanarak,
“Hadi, çırılçıplak olana kadar soyun. Üzerinde aslabir şey kalmasın, ayakkabıların hariç,” dedi
arzuyla.
Bu ayakkabıları Fuat’ın sevmesi hoşuna gitmişti fakat bir taraftan da ondan bir şey gizlediği için
hafifçe bir suçluluk duygusu hissediyordu. Elbisesinin fermuarını açtı, derhal çıkarıp karşıdaki tekli
koltuğa fırlattı. Sutyenini ise çıkarır çıkarmaz, göğüslerinin ucunu Fuat’ın ağzına yaklaştırdı. Fuat
derhal kaptı onları ve Mineyi de kucağına oturttu. Mine’nin içine girmesi aniden oldu. İyice
birbirlerine kenetlendiler. Mine kendinden geçmeye hazır bir vaziyette Fuat’ın üzerinde gidip
geliyordu. Fuat boğuk bir sesle,
“Hadi sikimin üzerine gel bebeğim,” diye inledi.
“Ah, Fuat.”
Mine’nin kasılmaları artmıştı, onu iyice içine almış ve daha derine gitmeye çalışıyordu. Bir yandanda içinde sıkıyordu bu kendine en büyük zevki veren şeyi. Bir süre dünyadan koptu sanki Mine, iyice
içinde sıktı, daha sonra bir patlama yaşadı, büyük bir gevşeme. Kadınlığı açıldı, o sıktığı, içine hapsettiği
organı dışarı itti. Fuat Mine’nin geldiğini anlamıştı.
“iyi mi güzel miydi?”
Mine gülümseyerek ve kendinden geçmiş bir ses tonuyla,
“Ha-ri-kay-dı,” diyebildi.
Son yorumlar