İstiklal Mutlu Son Masaj Esra Hanım

İstiklal Mutlu Son

İstiklal Mutlu Son Diğer hanımların organlarına nazaran daha minik olduğu, ne kadar kibar bir klitorise sahip olduğu, dudaklarının dolgunluğu ve diriliğinin tam kıvamında olduğu gibi yorumlar duyuyorum. En kıymetli elması arıyorlarmış. Ben kendiminkine çok güveniyorum. Uzmanlar bakıyorlar ve beğenmelerine karşın benimkinde bir anormallik bulunduğunu söylüyorlar. Kategori dışı kalıyorum, kızarmış ve tahriş olduğundan yarışmaya devam edemiyorum oysaki yarışma öncesinde kimselerle birlikte olmamıştım.

Acaba olmuştum da ben mi hatırlamıyorum diye düşünüyorum, ne oldu vücudumun en değerli yerine diyorum; endişe ediyorum, kızıyorum. Haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Diğer kızları merak ediyorum. “Kriterleri ne? Hiç birlikte olmamışlık, el değmemişlik mi?” diye soruyorum içimden. Hem bir hayal kırıklığı hem bir kızgınlık yaşıyorum. Bir taraftan da, “benim ki daha güzeldi ama şimdi neden bu şekilde oldu ki?” diyorum. Meğer zamanında çok yapmaktan şişmiş. Aslına bakarsak bana gayet normal görünüyor, onlar neyi farklı görüyorlar diye içimden geçiyorum.

İstiklal Mutlu Son

İstiklal Mutlu Son “Durun ben size daha güzel haliyle gösterebilirim,” diyorum fakat nafile, üzgünüm. Buradan başka bir rüyaya geçiş yapıyorum… Sevdiğim coğrafyada pek hoşlanacağım bir deniz kenarındayım. Bembeyaz bir sahil ve bir koy içinde alabildiğince turkuvaz, berrak, pırıl pırıl bir deniz. Etrafta bazı antik kalıntılar da var. Akşamüstü oluyor, havanın ve denizin eflatun tonlarını aldığı bir yerden denize giriyorum. Suya dalarken ve yüzerken gözlerimi açıyorum. Suyun rengi eflatun ve yerde beyazımsı sarı kumlar, bazı koyu yeşil yosunlar var. Suyun eflatun ve turkuvaz renkleri ve kumların hemen hemen beyaz oluşu yaşamımda gördüğüm en güzel deniz manzaralarından biri. Suda bir adam görüyorum.

Kızılderili şeklinde, uzun ve parlak saçlı. Ve sevgilime insanın ne güzel saçları var diyorum. Sonra fark ediyorum ki aslında o adam da benim sevgilim. Sabah saatin sesiyle ve susuzlukla uyanan Mine başucunda duran koca bardakta kalan suyu içti ve gördüğü rüyayı unutmamak için kafasında tekrarlardı. Günlüğüne yazmak üzere rastgele bir kalem eline aldı ve yazmaya başladı. Bir süredir çok rüya görüyordu. Bunları unutmamak ve gördüğü güzellikleri yine yaşamak yahut anlamlandırmak için yazıyordu.